Gündem

Davutoğlu müzik, sinema ve tiyatro dünyası meslek birlikleri temsilcileriyle buluştu

Davutoğlu’nun konuşmasında satır başları;

Gelecek Partisi olarak kültür ve sanat alanının bir toplumun gelişmesindeki en önemli gösterge olduğuna inanıyoruz. Sadece bir siyaset adamı olarak değil, eğitim ve devlet adamlığı görevlerinde bulunmuş biri olarak da sizlerle hasbihal etmek için bir aradayız. Toplumların gelişmişlik düzeyi kadar tarih akışı içindeki seyrini de gösteren en önemli adımlardan biri. Endülüs medeniyeti tarumar edilmiştir ama el-Hamra Sarayı ayaktadır. Bir çok siyasal devinimlerde geride kalan şey kültür sanat alanında geriye kalan yapıtlardır. Büyük yazarların düşünce insanlarının daha sonraki dönemlere ışık tuttuğunu görürüz. Birçok siyasi lider unutulur ama özgün katkılarıyla sanata etki etmiş isimler hep hatırlanır. Sanatın temeli özgürlüktür. Özgür bir zihin ortamının olmadığı yerde, siyasi iktidarların daralttığı yerlerde kalıcı eserlerin ortaya çıkması da çok zordur. 

Pandeminin de artan etkisiyle büyük bir yıkım yaşandığını görüyoruz. Kalıcı bir kültür sanat politikası için olmazsa olmaz şartlar nelerdir bunları sizlerden dinlemek istiyoruz. 

Böyle bir toplantıyı kalıcı kültür sanat politikaları bağlamında yapmayı planlıyorduk ama salgın kendi şartlarını beraberinde getirdiy. 
Pandemi herkesi mağdur etti ama en çok mağtdur olanlar kültür sanat camiası oldu. 200 sanatçının intiharı bu sektöre ilginin ne kadar hayati olduğunu hepimize gösterdi. 

Acil ihtiyacı olan kesimlere, parasal genişlemeyle oluşan kaynakların kredi değil de hibe şeklinde verilmesini öngörüyoruz. Doğrudan hibe. Birçok açıklamamızda bundan bahsettik. Kültür sanat sektörümüz için de bunu hep vurguladık.

Ama maalesef destekler çok geç açıklandı, tiyatrocular altı ay sonra, müzisyenler dokuz ay sonra. Zaten birçoğu işini kaybetmişti. Kredi olanağı sunuldu, hibe değil. Destek almak için SGK borcu olmama gibi şartlar sunuldu. Altı ayda SGK borcu olmayan kalmadı ama.

Müzik Susmasın desteği dediler, 30 milyon verilecek dediler, sonra 29 bin müzisyene 3. 000 destek vereceğiz dediler, matematiği çelişti.

Sinema salonunda eğlence vergisi düşürüldü, kapalı yerlere düşürsek ne olur.

Kültür sanat alanını bir ticaret alanı olarak görmekten kaynaklanan kredilendirme, borç öteleme işlemleri bir ihtiyaca hitap etmedi.

Biz doğrudan desteklerin kalıcı bir hibe olarak verilmesi taraftarıyız.

Ben bir akademisyenin, kültür alanından geliyorum, Siyasi alana ülkenin şartları gereği girdik ve bu ülke bize Başbakanlık, Bakanlık gibi makamlara getirdi. Bu ülkeye hepimizin borcu var. Bu bağlamda kültür ve sanatta da geçmiş dönemdi içeriden yaşamış biri olarak ortaya koyduğunuz kaygıları anlıyor ve destekliyorum.

Başbakanlığım döneminde kalıcı bir kültür stratejisin hayata geçirmeye kararlıydım, nasip olmadı, 

Gelecek partisi olarak insan onurunun merkezinde olduğu bir kültür stratejisine öncelik vermek ilk hedefimiz. 

Beş ana başlıkta topladım bugün anlattıklarınızı. Bir kısmı da zaten bizim programımızda vardı. 

1.    Zihniyet
2.    İklim
3.    Hukuk
4.    Ekonomi
5.    Siyaset

Her şeyden önce zihniyetle ilgili problemimiz var, birçok arkadaşımızın dile getirdiğinden çıkardığım sonuç bu. Kültür ve sanat belli kabiliyette olanların yaptığı özel bir alan görüşüne ben pek katılmıyorum. Elbette bir yatkınlık ve his yansımasıdır ama her şeyden önce bir zihniyet formasyonudur ve toplumun tümünde yoksa tek bir gül ağacının o çölleşmiş ortamda yetişmesi mümkün değildir. Toplumun sanattan haz alma niteliğini yükseltmemiz gerekiyor ki bu bir eğitim meselesidir de aynı zamanda. 

Ayrıca, zihniyet meselesine dahil bir konu daha var. Hepimiz milli sanatın önemini kavrıyoruz, burada da vurgulandı, son dönemde millilik ve yerlilik o kadar vülgarize edilmiş bir şekilde ki bu kavramların içi boşaltıldı. İnsan onuruna nüfuz edemeyen hiçbir hareket gelişemez, evrensel nitelik kazanamaz. Milli olmayan evrensel olamaz ama insan ruhuna hitap edecek şekilde olmayan da evrensel olamaz. İnsana hitap etmeyen millete de hitap edemez. Kültür ve sanatta bütün bir insanlığa hitap etmeliyiz. İnsanlığa açık olmayan millilik olmaz. Son dönemde Türkiye’yi kendi içine kapatmak isteyen ve bütün evrenle bağını koparan anlayışın millilik olduğunu düşünmüyorum. 

Zihniyeti besleyecek olan şey toplumsal iklimdir. Onun da özü özgürlüktür. Maalesef son dönemde kültür ve sanat sağ-sol olarak ayrılmış durumda. Bizim gençliğimizde de böyle bir dönem vardı. Bu kategorileri artık bitirmiş, geride bırakmış olmamız lazım. Şu anda Türkiye’de ekmek ve su kadar ihtiyacımız olan şey özgürlüktür, düşünce, fikir, sanat, kültür özgürlüğüdür. 

Bir konuşmacımız ‘bizim hayat alanımız sahne’ dedi, sahne bir iklimdir. Tarih sahnesi de bir iklimdir, bir milletin oraya çıkması için özgürlüğünü hissetmesi lazımdır.

Ayrılıklara son vermek gerekiyor. Hukuki teminat bütün özgürlüklerin referans noktasıdır. Burada vurgulanan hususlar tam da çerçevesini çizdiğimiz bu hukuki teminat alanını kapsıyor. 

Telif hakkı bir ekonomik hak meselesi değil, insan hakkıdır. Telif haklarını teminat altına alacak düzenlemeler yapılmalı. Karşılaştırmalı rakamlar ürkütücü. Anayasal teminat olsa bile uygulama kanunları olmaması üzücü. Kültür sektöründe her alan için yasa şart. 

Ekonomide nasıl kalkınması önemli yerler vardır, bizim de kültür sanat sektöründeki bu alanları tespit etmemiz lazım. İnsanlığa ve dünyaya açık bir kültür alanı olmamız lazım. 

Kim desteleyecek? Burada merkezi yönetim ve yerel yönetim konuşuldu ama iş dünyası da önemli bir parçası bunun. Batı bunu başardı, kendi kültür burjuvazisini üretti. 

Kültür hayatını derinleştirmeden ekonomik alanını geliştirirseniz ortaya bugünkü betona dayalı şehirler çıkar. Bu bir tür barbarlıktır. Ekonomik kalkınma ve kültürel derinlik arasında bir bağ kurmak lazım. 

‘Kültür sanat siyasetin arka bahçesi olmamalı’

Kültür sanat siyasetin arka bahçesi olmamalı. Kültür ve sanat hayatını kendi arka bahçesi kılan siyaset intihar etmiş demektir. Çünkü kendisi de o kültür sanatta beslenemez. Kültür sanat hayatı çölleşir.

Sizleri dinledik, bir gün nasip olursa bu imkanları sizin için oluşturmak üzere seferber olacağız.
Biz de sizlerden Türkiye’yi uluslararası alanda temsil edecek eserler üretmenizi istiyoruz.

Hibya Haber Ajansı

 

Etiketler
Daha Fazla Göster

Mehtap Ateş

1987 Balıkesir doğumlu. Balıkesir Üniversitesi Muhasebe mezunu. Yerel haber ve blog sitelerinde editörlük görevi üstlendi. Şu an gundemhaberioku.com'da editörlük hizmeti vermektedir.

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu
Kapalı